Tam
EskidenYeniye
 

Dink'te Müebbetlerin Gerekçesi

İstanbul'da, AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ermeni asıllı Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 78 sanığın yargılanarak 26'sının ceza aldığı davanın gerekçeli kararı belli oldu. Gerekçeli kararda, "En başından itibaren örgütsel işbirliği içerisinde yürütülen sözde soruşturmaların FETÖ/PDY Silahlı Terör örgütü tarafından mensupları eliyle 2007 yılında işlenen sözkonusu cinayet öncesinden tasarlanıp adım adım yürürlüğe konulmak suretiyle gerçekleştirildiği" kaydedildi.

Önceki haber title=Sonraki haber

31.07.2021 18:49 İstanbul'da, AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ermeni asıllı Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 78 sanığın yargılanarak 26'sının ceza aldığı davanın gerekçeli kararı belli oldu.

14 Temmuz'daki gelişmeye göre, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi 4 bin 532 sayfalık gerekçeli kararın yazımını tamamladı.

CİNAYET ÖNCESİNDEN TASARLANIP ADIM ADIM YÜRÜRLÜĞE KONDU

Gerekçeli kararda, cinayet eylemi ile ilgili kamu görevlileri hakkında yapılan tespit ve değerlendirmelerin genel anlatımının yanı sıra Dink hakkında ilk resmi uyarı ve yapılan tehditler dolayısıyla Dink'in evi ve Agos gazetesinde güvenlik tedbiri alınması, Yasin Hayal hakkındaki ilk uyarı, Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanı yapılmasına ilişkin detaylara yer verildi.

Cinayetin gerçekleşmesine giden süreçte tespit edilen eylemlerle sanıkların FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakları hakkında detaylara dikkati çekilen gerekçeli kararda, cinayetin işlenmesinde tespit edilen sorumluluklarının yanında, örgütle irtibat ve iltisakı ile sonraki eylemlerinden dolayı yapılan tespitlerle örgüt mensubu oldukları anlaşılan sanıklardan Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer ve Faruk Sarı'nın örgütün çıkarlarını gözeterek birlikte hareket ettikleri vurgulandı.

Gerekçeli kararda, bu sanıkların konumları nedeniyle gereken tedbirleri alıp müdahale etmek yerine cinayetin gerçekleşmesini, bunun öncesi ve sonrasında bilgi, kayıt ve belgelerin yok edilmesini sağladıklarını aktarılarak, Planlı İstihbarat Operasyonları (PİO) uygulaması ve İstihbarat Dairesi Başkanlığında bulunan İstihbarat Değerlendirme Projesi (İDP) kayıtları ile tüm istihbarat ağının bulunduğu bilgi havuzuna ilgili verilerin kaydedilmesi işlemlerini yapmamalarının yanında yapılan kaydı ise cinayetin hemen sonrasında sildikleri ifade edildi.

Kararda, kendilerinden olmayan sıralı amirlerine bu önemli istihbari bilgileri vermeyip gizleyen bu sanıkların emri altındakilere tanzim ettirdikleri gerçeğe aykırı tutanaklarla en önemli bilgi kaynağı yardımcı istihbarat elemanının istihbarat görevinin dışına çıkarılmasını sağladıkları kaydedildi.

Gerekçeli kararda, "Sanık Muharrem Demirkale'nin maktulün ev ve işyerlerinin cinayet öncesinde emri altındakilerce keşfinin yaptırıldığı, failin cinayet günü takip edildiği, bu takibi yapan kişilerin sanık Ali Fuat Yılmazer ile irtibat halindeki sanık Demirkale'nin emir ve komutasındaki unsur elemanları olduğu tespit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.

Kararda, FETÖ/PDY'nin 17-25 Aralık 2013 tarihlerinde fiili olarak hukuk düzenine yansıyan kumpas eylemleriyle somut olarak devlet düzenine yönelik, yargı ve emniyet yapılanması aracılığıyla kamuoyunca da bilinen organize ilk müdahalesini veya kalkışmasını yaptığı ifade edildi.

Bu tarihten itibaren devlet kurumu ve yetkililerinin, Milli Güvenlik Kurulu karar ve açıklamalarıyla "Fetullahçı dini hareket" olarak bilinen yapılanmanın devlet için oluşturduğu tehlikenin topluma duyurularak gereken uyarılarda bulunulduğu kaydedilen kararda, söz konusu dini yapılanmanın bu tarihlerin öncesinde kurumsal yapılanma elde ettiği, devlet kurumlarına alım sınavlarındaki soruları çalıp mensuplarına vererek kamuya alımlarını sağladıkları aktarıldı.

Kararda söz konusu yapının, engel gördükleri makamları tehdit, şantaj eylemleri ile kumpas soruşturmaları ve basın yayın araçlarıyla dezenformasyon oluşturarak karalama, suçlama ve iftira gibi pek çok illegal yöntemlerle boşaltıp yerine mensuplarını yerleştirerek yoğun ve etkili şekilde kadrolaştığı anlatıldı.

Kararda, örgütün şirketleri, holdingleri ve bankası gibi ciddi ölçüde ekonomik maddi güce kavuştuğu, mensupları üzerinden siyasal alandaki etkisi suretiyle de siyasi partiler nezdinde güçlü bir tehdit olduğunun anlaşıldığı, ülkeye yönelik hasmane tavır içinde bulunan bir kısım yabancı ülkeler nezdinde fiilen desteklendiği ve mensuplarının korunduğu belirtilerek, şöyle denildi:

"Özellikle ABD'de örgütün elebaşı ve yönetim kadrosunun himaye edilerek korumaya alınması, örgütün buradan yabancı istihbarat kuruluşları eliyle sevk ve idare edilmesi, ülke içindeki devlet sırlarını elde ederek bu devletlerle paylaşması ve diğer casusluk faaliyetleri, ülke yönetiminin önemli sırlarını buralarda paylaşıp ülkemiz aleyhine uluslararası boyutta hem ülkenin terör örgütleriyle irtibatlandırılarak itibarının zedelenmesi hem de aleyhine oluşturulmuş sözde delillerle resmi bankası ve yöneticilerine olduğu gibi yurt dışında sözde soruşturmalar ve davalar açılmasının ve yargılanıp mahkum edilmesinin sağlandığı anlaşılmıştır."

Örgütün, bu gibi pek çok yıkıcı faaliyetleri ile nihai amacının devleti ele geçirmek ve anayasal düzenini yıkmak olduğunun bu tarihlerde ortaya çıktığı bildirilen kararda, örgütün devlete yönelik başlattığı kalkışmanın son hamlesi olarak da 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişiminde bulunarak pek çok masum vatandaşı ve kolluk görevlisini alçakça ve hunharca katledip binlercesini de yaraladığı aktarıldı.

Dink dava dosyasında, söz konusu cinayetin 2007 yılında işlenmiş olması, bu cinayete giden süreçte kamu görevlilerinin belirlenen kasıtlı ihmalleriyle cinayet sonrasında gerçekleşen diğer eylemlerin, o dönem dini bir oluşum kisvesi altında faaliyetlerini yürüten Fetullahçı örgüt yapılanması ile bağının bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı bilgilerin yer aldığı kararda, tek tek sanıkların FETÖ ile iltisakları irdelendi.

Kararda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığında görevli olup cinayette sorumluluğu olduğu belirlenen sanıklardan Muharrem Demirkale'nin eylemi örgüt adına işlediğinin de mahkemece kabul edildiği, bu kapsamda "Anayasayı ihlal"den de mahkumiyetine karar verildiği kaydedildi.

Kararda, Jandarma Genel Komutanlığı İDAM Amiri sanık Hamza Celepoğlu'nun cinayetten sorumlu tutulmasını gerektirir yeter surette delil elde edilemediği belirtildi.

İstihbarat Daire Başkanlığında görevli olan sanıklardan Ramazan Akyürek ve Ali Fuat Yılmazer'in işlenen cinayetin bizzat tasarlama şeklinde tespit edilen eylemlerinden dolayı sorumlu oldukları ifade edilen kararda, sanıklardan Ercan Gün'ün cinayet sonrası örgütten elde ettiği görüntüleri örgütün çıkarları doğrultusunda yayınlaması ve sonrasında tespit edilen diğer örgütsel eylemlerine ilişkin delillerle örgüt üyesi olduğunun, sanık Şükrü Yıldız'ın ise örgütün çıkarları doğrultusunda tanzim ettiği teftiş raporlarıyla örgüte yardım ettiğinin belirlendiği vurgulandı.

Cinayet eyleminin nasıl geliştiğinin detaylarıyla anlatıldığı gerekçeli kararda, o dönem Trabzon'da yaşayan ve inşaat işçisi olan Yasin Hayal ile üniversite öğrencisi olan Erhan Tuncel'in bulundukları beldede aynı arkadaş çevresinde yaşadıkları, ikilinin aynı siyasi görüşlere sahip oldukları ifade edildi.

Her ikisinin ABD'nin Irak'a müdahalesini protesto etmek için ABD menşeli iş yerlerine eylem yapılması bağlamında karar aldıkları, Erhan Tuncel'in hazırladığı el yapımı bombayı Yasin Hayal'in bir restoranda patlattığı ve bu şekilde 6 kişiyi öldürmeye teşebbüs ettikleri kaydedildi.

Gerekçeli kararda, bu eylem sonrasında Erhan Tuncel'in Yasin Hayal'in saklanmasına yardımcı olduğu, yakalanan Yasin Hayal'in de Erhan Tuncel'in eyleme iştirakini gizlediği ve koruduğu, bu eylem sonrasında tutuklanıp tahliye olan Yasin Hayal ile Erhan Tuncel'in irtibatlarının başka kişilerin de katılımı ile sürdüğü aktarıldı.

İkilinin yaşadığı beldede bu eylem ve daha önce aynı saikle gerçekleştirmiş olduğu anlaşılan başka eylemleri nedeniyle daha fazla öne çıkan Yasin Hayal'in aynı düşünce çevresinden bazı kimseleri etrafında toplamaya devam ederek gizliliğe uyan, iş bölümü yapan, hiyerarşik bir yapı oluşturduğu bilgisine yer verilen gerekçeli kararda, Erhan Tuncel'in 17 Kasım 2004'te emniyet istihbarat hizmetlerine yardımcı istihbarat elemanı olarak alındığı, 23 Kasım 2006 tarihinde de bu görevine son verildiği ifade edildi.

"Yasin Hayal, Hrant Dink'i cezalandırmaya karar verdi"

Gerekçeli kararda, yine aynı dönemde durumundan şüphe duyularak aşırı sağ faaliyetlerin önlenmesi kapsamında telefon iletişiminin istihbari nitelikte takip edildiği belirtilen gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:

"Bu süreçte gelişen maktulün bir gazetede yayınlanmış olan yazısı nedeniyle 'Türklüğü aşağılamak' suçundan mahkumiyeti üzerine, örgütün kurucusu ve yöneticisi olan Yasin Hayal'in maktulü cezalandırmaya karar verdiği, 2006 yılının ocak ayında maktulün cezalandırılması amacıyla öldürülmesi görevini örgüt üyesi olan Zeynel Abidin Yavuz’a verdiği, maktul tarafından yazılan yazı ve sürmekte olan ceza davasının kamuoyunda sebebiyet verdiği tartışmalar eşliğinde 2006 yılının mayıs ayına gelindiğinde bu işi icraya koyacaklarını kendisine bildirdiği ve örgüt üyesi olan Erhan Tuncel’den maktulün resimlerini ve çalıştığı gazetenin adresini internetten bulmasını istediği, Erhan Tuncel'in örgüt üyesi olan Tuncay Uzundal ile birlikte internetten bulup CD'ye kaydettikleri resim ve bilgileri gazeteye sararak bir markete bıraktığı, buradan Zeynel Abidin Yavuz tarafından alınan paketin Yasin Hayal'e götürüldüğü ve Yasin Hayal tarafından maktulün resimlerinin Zeynel Abidin Yavuz'a gösterildiği tespit edilmiştir."

Bu gelişmenin hemen sonrasında Zeynel Abidin Yavuz'un bir işte çalışmak için İzmit'e gittiği kaydedilen gerekçeli kararda, temmuz 2006'ya gelindiğinde Yasin Hayal'in eniştesi olan Coşkun İğci’ye 300 lira vererek silah bulmasını istediği, Jandarma istihbarat görevlileri ile irtibat halinde olan Coşkun İğci'nin, kendisini uzunca bir süre oyalayarak silahı temin etmediği ve daha sonra aldığı parayı iade ettiği aktarıldı.

Cinayet için Ogün Samast görevlendirildi

Gerekçeli kararda, 2006 yılı ağustos ayı başlarında Yasin Hayal'in maktulün öldürülmesi için Ogün Samast'ı görevlendirdiği ifade edilerek, sonrasında Yasin Hayal ile Ogün Samast'ın, Erhan Tuncel'in Tuncay Uzundal ile birlikte kaldıkları eve gidip geldikleri ve Tuncay Uzundal'ın da tanık olacağı şekilde planlama yaptıkları, bu aşamada Yasin Hayal'in maktulün öldürülmesinde kullanılacak olan tabanca ve mermileri temin ettiği belirtildi.

Yasin Hayal'in 14 Ocak 2007 tarihinde, örgüt üyesi olan Ersin Yolçu'dan Ogün Samast'ı bulmasını istediği ve bulamayıp dönen Ersin Yolçu'ya maktulü Ogün Samast'a vurdurtacağını söylediği aktarılan gerekçeli kararda, bir gün sonra Yasin Hayal'in talimatlandırdığı Ersin Yolçu'nun, evinden alıp getirmesi üzerine maktulün çalıştığı gazetenin adresini Ogün Samast'a verdiği anlatıldı.

Kararda, 16 Ocak 2007 tarihinde Yasin Hayal, Ersin Yolçu ile Ogün Samast'ın internet kafeden maktulün fotoğraflarını temin ettikten sonra hep birlikte örgüt üyesi olan Ahmet İskender'in işlettiği kırtasiye dükkanına geçtikleri belirtilerek, Yasin Hayal’in bu iş yerinde Ahmet İskender’in bilgisi dahilinde sakladığı tabancayı alıp Ogün Samast'la deneme amacıyla atış yapmaya gittikleri ve dönüşte Yasin Hayal'in tabancayı tekrar bu iş yerinde sakladığı kaydedildi.

"Samast'a bayrak hediye edildi"

İzmit'ten 2006 yılının sonlarına doğru Trabzon'a dönen Tuncay Uzundal'ın da aynı zaman diliminde diğer sanıklara katıldığı aktarılan gerekçeli kararda, öldürme olayından 5 ya da 6 gün önce Tuncay Uzundal, Yasin Hayal, Ersin Yolçu ve Ahmet İskender’in de olduğu ortamda maktulün öldürüleceğinin konuşulduğu bildirildi.

Gerekçeli kararda, sonrasında Yasin Hayal’in, karşılaştığı Tuncay Uzundal'ı Ogün Samast'ın beklemekte olduğu kafeye gönderdiği ve kendisinin de sonradan geleceğini söylediği belirtildi.

Kararda, burada gerçekleşen buluşmada Ogün Samast'ın "o işi yapacağını ve İstanbul'a gideceğini" söylediği Tuncay Uzundal'ın da kendisine, "telefon kullanma, kendine dikkat et" diye uyarıda bulunduktan sonra Erhan Tuncel ile birlikte kaldıkları eve gittikleri ve bayrak hediye ettiği ifade edildi.

"Sen bu işi becerirsin, yürekli adamsın" diyerek cesaretlendirdi

Yasin Hayal'in 17 Ocak 2007'de Ersin Yolçu'yu çalıştığı kırtasiye dükkanından aldığı ve birlikte geçtikleri Ahmet İskender'in iş yerinde Ogün Samast ile buluştukları ifade edilen gerekçeli kararda, Yasin Hayal'in burada sakladığı tabanca ile Ahmet İskender'e emanet ettiği parayı alıp Ogün Samast'a verdiği ve sarılıp uğurladığı kaydedildi.

Gerekçeli kararda, aynı tarihte Yasin Hayal’in talimatı üzerine Ersin Yolçu'nun Ogün Samast'ı terminale götürdüğü ve "gazan mübarek olsun, sen bu işi becerirsin, yürekli adamsın" diyerek cesaretlendirdiği vurgulanarak, Ogün Samast'ın ertesi sabah İstanbul'a ulaştığında önceden kararlaştırdıkları şekilde Ahmet İskender'in iş yerinde kullandığı cep telefonunu arayarak telefona bakan Ersin Yolçu'ya, İstanbul'a geldiğini bildirdiği aktarıldı.

Ersin Yolçu'nun da durumu Ogün Samast'tan haber beklemekte olan Yasin Hayal'e aktardığı kaydedilen gerekçeli kararda, "19 Ocak 2007 tarihinde maktulün çalıştığı gazetenin önüne gelen Ogün Samast'ın, durumu Yasin Hayal'e aynı şekilde telefonla bildirdiği, bir süre sonra tekrar arayarak 'sıkıldığını ve içeriye girip birkaç gazeteci vurabileceğini' söylediği, Yasin Hayal'in ise 'işlerinin maktul ile olduğunu' söylediği, Ogün Samast'ın bir ara gazete binasına girerek üniversite öğrencisi olduğunu söyleyip görüşmek bahanesiyle maktulü sorduğu ve sonra tekrar Yasin Hayal'den aldığı talimat uyarınca dışarıda beklemeye başladığı sırada, bir bankadan çıkıp yürümekte olan maktulü gördüğü ve arkasından yaklaşıp 3 el ateş ettikten sonra olay yerinden kaçıp uzaklaştığı, tekrar Yasin Hayal'i aynı şekilde arayıp maktulü vurduğunu bildirdiği anlaşılmıştır" denildi.

Tüm dosya kapsamına göre mahkemece yapılan değerlendirmeye de yer verilen gerekçeli kararda, cinayet eyleminin azmettiricilerinden Yasin Hayal ile daha sonra diğer azmettirici olduğu anlaşılan Erhan Tuncel'in, 2004 yılında Trabzon ilinde MC Donalds isimli iş yerinde gerçekleşen el yapımı bombalı saldırıya ilişkin yapılan tahkikat ile Trabzon emniyet istihbarat birimlerince takip altına alındıkları belirtildi.

Birbirleri ile yakınlığı tespit edilen bu iki şahıstan bombalama eyleminin o tarihte faili gözüken Yasin Hayal ile ilgili bilgilerin diğer şahıstan temin edildiği aktarılan gerekçeli kararda, bu süreçte Trabzon'da üniversite öğrencisi olan Erhan Tuncel'in "Mehmet Kurt" kod adıyla Yardımcı İstihbarat Elemanı (YİE) sıfatıyla görevlendirilip bu kapsamda 2006 yılı ekim ayında bu görevden çıkarılıncaya kadar emniyet istihbarat görevlileriyle görüşmeler yaptığı aktarıldı.

Kararda, Tuncel ve Hayal'in 2004-2007 arası süreçte Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü'nce yapılan talep üzerine alınan mahkeme kararlarıyla istihbari amaçla iletişimlerinin takip ve kayıt altına alınarak cinayetin öncesi ve sonrasında dinlendikleri ifade edildi.

Hrant Dink'in öldürüleceği istihbaratı en üst amir tarafından önce beklemeye alındı

Yardımcı istihbarat elemanından edinilen bilgiler doğrultusunda Yasin Hayal'in Şubat 2006 tarihinde "Gazeteci Hrant (Fırat) Dink'i Türklüğe karşı yazıları ve açıklamaları dolayısıyla her ne pahasına olursa olsun öldüreceğinin" haber alındığı bilgisi verilen gerekçeli kararda, bu haberin üzerine gereği noktasında bir kısım uyarı içeren işlemlerin yapıldığı kaydedildi.

Gerekçeli kararda, Haziran 2006'ya gelindiğinde bilinen tetikçinin vazgeçmesi üzerine azmettirici tarafından Ağustos 2006'ya kadar eylemi gerçekleştirecek tetikçi arayışında bulunulduğu anlatılarak, Ağustos 2006'da tetikçi olarak fail Ogün Samast'ın belirlenmiş olduğunun Eylül 2006 tarihli yardımcı istihbarat elemanı buluşmalarıyla öğrenildiği kaydedildi.

Kararda, ancak bu tarihler ve sonrasına ilişkin buluşmaların ise haber raporuna dönüştürülmediği vurgulanarak, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Kasım 2006 tarihinde yardımcı Erhan Tuncel'in istihbarat elemanı görevinin sonlandırılmasına yönelik işlem yapıldığı, bu tarih itibariyle işleneceği bilinen cinayetin önlenmesinde sorumluluk noktasında belli yer ve birimlerin yönetiminin ele geçirilmesinin hedeflenmesi, belli yerlerin de sorumluluktan kurtarılması gibi kurum içi görev bölgelerine dair cinayet üzerinden başkaca ve 'örgütsel olduğu sonradan anlaşılan' çıkarlar elde etmeye yönelik amacın güdüldüğünün ve gizleyici işlemler yapıldığının anlaşıldığı, bu tasarı içerisinde cinayet faillerine verilen desteğin sonucunda da cinayetin gerçekleştiği anlaşılmıştır." ifadelerine yer verildi.

"Kullanılan silahın marka ve modeline kadar detaylı bilgileri içeren haber raporu"

Cinayet öncesinde 2006 yılının Temmuz ayında bu kez Trabzon İl Jandarma Komutanlığının istihbarat unsurlarının cinayetin tasarısından saha çalışması sırasında haricen ve ilk kez haberdar olduklarının anlaşıldığı vurgulanan gerekçeli kararda, şunlar kaydedildi:

"Zira azmettirici Yasin Hayal'in eniştesi olan Coşkun İğci isimli şahsın 'Hrant Dink'in Yasin Hayal tarafından öldürüleceği, bu eyleme ilişkin silah temini için uğraştığı' bilgisini içeren istihbaratın, unsur elemanlarına verildiği, onların da bu bilgiyi sıralı amirlerine bildirdiği, ancak en üst amir tarafından bu hususun önce beklemeye alındığı, herhangi bir kaydi işlem yaptırmadığı, emniyet kurumu yetkili ve sorumlularının yaptığı gibi bu istihbaratı paylaşmak yerine tasarı sürecini takibe aldıkları, İstanbul Jandarma İstihbarat birimi ile irtibata geçerek maktulün ikametinde keşif faaliyeti icra edildiği, cinayet sonrasında unsur elemanlarının kendi aralarında tanzim ettikleri ve o ana kadar hiçbir yerde geçmeyen, kullanılan silahın marka ve modeline kadar detaylı bilgileri içeren haber raporuyla cinayetin işlenmesi sürecine dahil olup gerçekleşmesini sağladıkları mahkememizce kabul edilmiştir."

Gerekçeli kararda, cinayette kullanılan silahla ilgili inceleme bölümü de yer aldı.

Ogün Samast'ın Samsun'da verdiği ifadesinde silahı vefat eden bir arkadaşından aldığını ve eylemi tek başına planlayarak hareket ettiğini söylediği belirtilen kararda, daha sonra İstanbul'da alınan ifadesinde ise silahı Yasin Hayal'in kendisine verdiğini, eylemin planlayıcısının Hayal olduğunu belirttiği aktarıldı.

Gerekçeli kararda, Samast ve Hayal'in silahın nasıl temin edildiği ile ilgili olarak benzer ifadelerde bulunmalarının dikkat çekici olduğu, bu şekilde ifade verilmesinin önceden kararlaştırılmış olduğunun göstergesi olduğuna yer verildi.

"Silahın nerede, ne şekilde imal edildiği bilgisine ulaşılamadı"

Sanık Ogün Samast tarafından kullanılan cinayet silahının ne şekilde temin edildiğiyle ilgili özellikle Karadeniz, Trabzon bölgesindeki yasa dışı silah üretimi ve kaçakçılığı konusu, olaylarda kullanılan ya da yakalamalarda ele geçirilen silahlar ile bu silahların olay ve kişi bağlantıları üzerinde detaylı araştırmanın yapıldığı kaydedildi.

Kararda, yapılan araştırmalarda el yapımı silahlarda bire bir benzerlik bulmanın mümkün olmadığına yer verilen raporda, "Silahların tüm parçalarının ayrı ustalar tarafından imal edildiği ve sonradan yine bir başka usta tarafından birleştirildiği, böylelikle silahın kaynağına ulaşmanın oldukça güç olduğu anlaşılmış ve böylece müfettişliğimizce silahın, nerede ne şekilde imal edildiği bilgisine ulaşılamamıştır." denildi.

Hrant Dink'e yönelik koruma önlemlerinin alınması konusunda ellerinde yeterli bilgi mevcut olmasına rağmen, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığınca "Hedef Şahıslar Programı" ile ilgili gerekli değerlendirmelerin yapılmadığı ve Dink'in bu programa kaydının yapılmadığı ve buna bağlı olarak da koruma tedbirlerinin alınmadığı ifade edilen raporda, suçun önlenmesi için gerekli girişimlerde bulunulmadığı vurgulandı.

Eski İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek'in 9 Mayıs 2006 ile 16 Ekim 2009 tarihleri arasında İstihbarat Dairesi Başkanı olarak görev yaptığı, Eski C (Aşırı sağ ve dini istismar faaliyetleri) Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in 21 Temmuz 2005 ile 26 Mart 2007 tarihleri arasında İDB-C Şube Müdürü olarak görev yaptığı, eski C Şube Müdür Yardımcısı (C Şube Müdür Vekili) Tamer Bülent Demirel'in 29 Temmuz 1999 ile 31 Temmuz 2006 arasında C Şube Müdürlüğünde farklı unvan ve rütbelerle görev yaptığı kararda bildirildi.

Akyürek, Yılmazer ve Demirel'in sorumlulukları

Gerekçeli kararda, eski İstihbarat Dairesi Başkanı Akyürek'in 17 Şubat 2006 tarihli (Hrant Dink'in öldürülebileceği ile ilgili) yazıyı dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü olarak imzaladığı belirtilerek, Akyürek'in İstihbarat Dairesi Başkanı olarak göreve başladıktan sonra zamanında kendisinin yazdığı yazıdan da hareketle tehdidin önem ve boyutunu değerlendirip gerekli işlemleri yapması gerektiği, İstanbul’daki emniyet görevlilerinin sorumlulukları olup olmadığı hususunun kendi görev ve sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, bu sebeple adı geçenin sorumluluğunun mevcut olduğu kanaatine varıldığı anlatıldı.

Eski C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in de aynı tarihli yazının gereğinin yapması gereken birimin müdürü olduğu kaydedilen gerekçeli kararda, müdür olarak her türlü evrakı inceleyip gerekirse talimatlarını vermesi gerektiği aktarıldı.

İstanbul İstihbarat Şube Müdürlüğünde 2007 yılı mart ayında toplam 586 personelin görev yaptığı, bu sayının 2013 yılı mart ayında 706 personele çıktığı anlatılarak, personelin büyük bölümünün 15 Temmuz 2016'dan sonra çıkan KHK'lar ile görevlerinden ihraç edildikleri kaydedildi.

Kararda, şu ifadelere yer verildi:

“Söz konusu personel sayısında yapılan artış ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat/iltisaklı olup KHK ile ihraç edilen çok sayıda personelin bu şubede göreve alındıklarının anlaşıldığı, akabinde bu şube tarafından yürütülen kumpas soruşturmalarıyla devletin bekasını tehdit eden pek çok haksız iş ve işlemin gerçekleştirilerek tüm bunların merkezinde iş bu şubenin görev aldığının anlaşıldığı, buna göre yanlı teftiş raporlarıyla yönlendirilen atamalar sonuçları itibariyle değerlendirildiğinde en başından itibaren örgüt tarafından bu şubenin ele geçirilmesinin amaçlandığı görülmüştür.”

Gerekçeli kararda, cinayet sonrası dönemin İstihbarat Daire Başkanı sanık Ramazan Akyürek ile eski İstanbul Emniyet Müdürü sanık Celalettin Cerrah ve diğer kolluk görevlilerinin de katılımıyla olağanüstü gündemle toplantı yapıldığı anlatıldı.

Kararda, bu toplantıda vakıf olduğu yardımcı istihbarat elemanını ve bundan elde edilen istihbari bilgileri katılımcılara bildirmeyip gizleyen Akyürek'in bu süreçte sanık Ali Fuat Yılmazer ile iletişim halinde olduğu ve yardımcı istihbarat elemanıyla daha öncesinden görüştüklerini bildikleri sanık Muhittin Zenit'i arayarak elemanla irtibata geçmesini istedikleri aktarıldı.

Elde edilen bilgilerin bu toplantıda sanık Akyürek tarafından paylaşılması yerine gizlendiği vurgulanan kararda, şunlar kaydedildi:

"İstanbul gibi tüm yönleriyle ve devlet kurumlarıyla yerleşik bir güven mekanizması oluşturmuş bir şehrin merkezi niteliğindeki aktif bir caddesi üzerinde, gündüz vakti, alenen, hiçbir müdahaleye maruz kalmaksızın, kamuoyunca da bilinen önemli bir gazetecisinin, öldürdükten sonra elini kolunu sallayarak rahat bir şekilde kaçması/kaçırılması şeklinde gerçekleşen eylemden dolayı fail/faillerinin bir an evvel tespit edilememesi ve yakalanamaması nedeniyle toplum nezdinde başta meşru hükümet ve yetkilileri olmak üzere devletin kolluk birimlerine yönelik güvensizlik, endişe ve tepki şeklinde oluşan olumsuz kamuoyuna rağmen, yapılan toplantılarda sessiz kalındığı anlaşılmıştır."

"TEM Şube, Yasin Hayal'in her eyleminden haberdardır"

Kararda, aynı şekilde Trabzon Emniyet istihbarat biriminin de elde ettiği verileri gizlediği gibi bir kısım önem arz eden evrakın da imha edildiği ve bu şekilde oluşan kaos ortamının devamının sağlandığı bilgisine yer verildi.

Ayrıca, örgütün, İstihbarat Daire Başkanlığı Şube Müdürü sanık Yunus Yazar ile Başkan Yardımcısı sanık Coşgun Çakar aracılığıyla İstanbul'da Dink Davası'na bakmakla görevli olan mahkeme başkanını kendilerinden herhangi bir talep olmaksızın, sahte bir isim ve başkanla hiçbir bağlantısı bulunmayan bir terör örgütü adına "terör faaliyetlerini deşifre etme bahanesiyle" tüm iletişimlerinin takip altına aldıkları ifade edildi.

"Terörle Mücadele (TEM ) Şube, azmettirici Yasin Hayal'in her eyleminden haberdardır." denilen kararda, Hayal'in bizzat TEM Şube ve hatta şube müdürü nezdinde ağırlanmakta oldukları dosya kapsamında alınan ifadelerden anlaşıldığı kaydedildi.

Kararda, şubelerin üzerine düşeni yaptıkları yönünde kabul edilemez değerlendirilmelerle raporlar tanzim edildiği, İstihbarat Daire Başkanlığının mutlak cinayet bilgisini edindiği halde, Planlı İstihbarat Operasyonları uygulaması yapmadığı, istihbaratı daha önce Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü görevini de yürüten İstihbarat Daire Başkanı sanık Ramazan Akyürek’in bizzat bildiği aktarıldı.

Hazırlanan raporlarda önce jandarma-emniyet kurumları arasında sonra da emniyet içerisinde, Trabzon ve İstanbul il müdürlükleri arasında objektif bir değerlendirme yapılmadığının görüldüğü ifade edilen kararda, cinayetin tüm tasarı sürecinin Trabzon’da gerçekleştiği ve bunun tamamından Trabzon emniyetinin istihbarat biriminin yanında TEM Şubesi'nin de haberdar olduğunun somut verilerden anlaşıldığı kaydedildi.

Gerekçeli kararda, buna rağmen sanıklarca düzenlenen raporlarla Trabzon görevlileri hakkında "Hrant Dink’in ölümü ile irtibatlı olaylar zinciri çerçevesinde gerek idari gerekse güvenlik tedbirleri bakımından olayların önlenmesinde gayret gösterildiği" şeklinde değerlendirme yapıldığı bildirildi.

Trabzon istihbaratına gönderilen "Hrant Dink'in mutlak surette öldürüleceği" bilgisini içeren yazının İstanbul'a neden yollanmadığı ve bunda bir kasıt/saik bulunup bulunmadığının irdelenmediği belirtilen kararda, şu değerlendirmelere yer verildi:

"Özellikle azmettiricisi ve faili, tüm hazırlık hareketleri bilindiği halde neden gereken tedbirler alınmadı ve eylem önlenmedi, işleneceği bilinen eyleme dair istihbarat sağlayan yabancı istihbarat elemanı ile yapılan görüşmeler neden rapora bağlanmadı, soyut/afaki gerekçelerle neden yabancı istihbarat elemanı düşümü yapıldı?" gibi ilave soruların Trabzon'un sorumlu TEM ve İstihbarat şubeleri hakkında sorulmadığı görülmektedir."

Kararda, en dikkat çekici atamanın esasen cinayetin işlenmesinde en önemli düzeyde sorumluluğu bulunan dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C-2 Şube Müdürü sanık Ali Fuat Yılmazer'in İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürlüğüne atanması olduğu aktarılarak, sanığın mülkiye müfettişlerinin yapmış oldukları yanlı değerlendirmelerle idari soruşturmalardan uzak tutulmasının sağlandığı kaydedildi.

"Başbakanlık müfettişlerine baskı ve tehdit"

Mülkiye müfettişi sanıkların tanzim ettiği resmi raporların içeriğinin belirlenen örgütsel saik doğrultusunda hazırlandıkları aktarılan gerekçeli kararda, bu sanıkların mevzuata aykırı şekilde yanlı, gizleyici/örtbas edici değerlendirmeler yaparak örgüt yöneticisi ve üyelerini korudukları anlatıldı.

Gerekçeli kararda, "Bunun sonucu olarak FETÖ/PDY yöneticisi ve üyesi konumunda bulunan sanıklar tarafından gerçekleştirilen gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesi eylemine katkıda bulunan kamu görevlilerinin tespitinin engellenmesi, örgütün temel ve nihai yıkıcı amaçlarına ulaşması noktasında önemli düzeydeki kurumların ele geçirilmesinde örgüt lehine elverişli sonuçların doğmasının iş bu raporlar ile elde edildiğinin anlaşılması karşısında sanıkların örgüte yardım eylemlerinin sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiştir." denildi.

İdari soruşturma yapmak üzere görevlendirilen Başbakanlık müfettişlerinin ise soruşturma sürecinde o tarihlerde İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ve İstanbul İstihbarat Müdürü olarak atanmış olan eski Haber Alma Şube müdürü Ali Fuat Yılmazer tarafından olumsuz yaklaşımlar sonucu ifade alma, bilgi belge taleplerini karşılıksız bırakma, toplantılara katılmama şeklinde tavırlara maruz kaldıkları bildirilen kararda, Trabzon ili ve İstihbarat Daire Başkanlığınca tüm sorumluluğun İstanbul iline bırakılmaya çalışılması şeklinde olduğunun yaptırılan yanlı işlemler ve raporların, gizlenen/imha edilen evrakların, teftiş makamlarına ve üyelerine kurulan baskı ve yapılan tehditlerden anlaşıldığı kaydedildi.

GÜLEN DAHİL FİRARİ SANIKLARIN MAL VARLIĞINA EL KONULDU

Öte yandan davanın dosyaları ayrılan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve eski savcı Zekeriya Öz'ün de aralarında bulunduğu 13 firari sanığın yargılanmasına devam edildi.

14 Temmuz'da İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tarafların avukatları hazır bulundu.

Duruşmada görüşünü açıklayan Cumhuriyet savcısı, sanıkların kaçak sayılmasını, mal varlıklarına el konulmasına karar verilmesini ve firari sanık Ekrem Dumanlı'nın kaçak sayılmasına ilişkin işlemlerin yapılmasını talep etti.

Mahkeme heyeti, firari sanıklar Adem Yavuz Arslan, Coşgun Çakar, Fetullah Gülen, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angun ve Yunus Yazar'ın kaçak sayılarak, mal varlıklarına el konulmasına hükmetti.

Mahkeme, firari sanıkların tedbir şerhi işlenecek mevduat, taşınır ve taşınmaz mallarının yönetimi amacıyla TMSF'nin kayyum olarak atanmasına karar verdi.

Heyet, firari sanık Zekeriya Öz'ün hakkında muhtarlıkça yapılan ilana ilişkin evrakın mahkemeye dönmesi halinde, kaçak sayılma ya da el konulma kararının bir sonraki duruşma karara bağlanmasına hükmetti.

Mahkeme ara kararında, firari sanık Ekrem Dumanlı'nın kaçak sayılma şartlarının oluştuğunu belirtti. Mahkeme kararına göre, gazeteye ilan verilecek ve Dumanlı'nın yurt içinde ikametgah adresi var ise kapısına ilan asılacak. Dumanlı, 15 gün içerisinde ülkeye dönmediği takdirde, kaçak sayılarak mal varlığına el konulacak.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 14 yıl önce öldürülmesine ilişkin 6'sı tutuklu 13'ü firari 76 sanığın yargılandığı dava 26 Mart'ta karara bağlandı. Mahkeme, tutuklu sanık İstihbarat Daire Başkanlığı C Şubesi müdürü Ali Fuat Yılmazer'i, 'başkasını araç olarak kullanma suretiyle insan öldürme' ve 'resmi belgeyi yok etme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 4 yıl 6 ay hapse çarptırdı. Heyet, sanığın pişmanlık göstermemesi ve mahkeme heyetine karşı tutumunu nedeniyle cezasında indirim uygulamadı.

Heyet, Eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'i 'başkasını araç olarak kullanma suretiyle insan öldürme', 'resmi belgede sahtecilik' ve 'resmi belgeyi yok etme' ağırlaştırılmış müebbet ile 13 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme sanığın pişmanlık göstermemesi ve heyete karşı tutumu nedeniyle cezasında indirim uygulamadı.

Sanık Ali Öz'ü 'başkasını araç olarak kullanma suretiyle insan öldürme' ve 'resmi belgede sahtecilik' suçlarından toplamda 28 yıl 4 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, sanık Yavuz Karakaya'yı 'Anayasayı ihlal' suçundan müebbet ve 'kasten öldürmeye yardım' suçundan da 12 yıl 6 ay hapse mahkum etti.

Davada, sanık gazeteci Ercan Gün 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 10 yıl, Abdullah Dinç 6 yıl 3 ay, Ahmet Faruk Aydoğdu 6 yıl 3 ay, Metin Balta 6 yıl 8 ay, Yakup Kurtaran 7 yıl 6 ay ve Özkan Mumcu 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mahkeme, eski Vali sanık Celalettin Cerrah ile Reşat Altay ve Sabri Uzun hakkında 'kamu görevlisinin görevi ihmal' ve 'kamu görevlisinin görevi kötüye kullanması' suçlarından dava açılmışsa da zaman aşımının dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.

Mahkeme, eski Tuğgeneral sanık Hamza Celepoğlu hakkında 'Anayasayı ihlal', 'başkasını araç olarak kullanarak adam öldürmek' suçlarından beraat, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan ise sanığın örgüt üyeliğinden mahkumiyetinin olması ve aynı döneme ilişkin suçlama olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verdi.

Polis memuru sanık Muhittin Zenit hakkında 'tasarlayarak kasten öldürme', 'silahlı terör örgütüne üye olmak', 'resmi belgeyi yok etmek' suçlarından beraat, 'kamu görevlisinin görevini ihmal' suçundan düşme kararı veren mahkeme, Ahmet İlhan Güler hakkında ise 'ihmali davranışla kasten öldürme' suçundan beraat, 'kamu görevlisinin görevi ihmali' suçundan ise zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verdi.

Eski subay Muharrem Demirkale'yi 'başkasını araç olarak kullanmak suretiyle kasten öldürmek' ve 'Anayasayı ihlal' suçundan 2 kez müebbet hapse çarptıran mahkeme, müebbet hapis, sanık Okan Şimşek'i 'başkasını araç olarak kullanmak suretiyle kasten öldürmek' suçundan 25 yıl, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan ise 3 yıl 4 ay hapse mahkum etti.

Sanıklar Ali Poyraz, Hamdi Egbatan hakkında 'kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması' suçundan zaman aşımının dolması sebebiyle davanın düşmesine karar veren mahkeme, sanık Engin Dinç hakkında 'ihmali davranışla kasten öldürmek' beraatine, 'kamu görevlisinin görevi ihmal' ve 'kamu görevlisinin görevi kötüye kullanması' suçundan zaman aşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verdi.

Sanık Mehmet Ayhan'ı 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi' suçundan 12 yıl 6 ay, 'resmi belgeyi yok etmek' suçundan ise 3 yıl 9 ay hapse mahkum eden mahkeme, sanık Onur Karakaya'yı 'ihmali davranışla kasten öldürme' suçundan 12 yıl 6 ay ve 'resmi belgeyi yok etmek' suçundan ise 3 yıl 9 ay hapse çarptırdı.

Sanık Faruk Sarı'yı 'ihmali davranışla kasten öldürme' 12 yıl 6 ay, 'resmi belgeyi yok etmek' suçundan 3 yıl 9 ay hapse mahkum eden mahkeme, sanık Hasan Durmuşoğlu'nu 'ihmal suretiyle adam öldürme' ve 'resmi belgeyi yok etme' suçlarından 16 yıl 3 ay hapse çarptırılmasına hükmetti.

Dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Şube çalışanı Gazi Günay'ı 'başkasını araç olarak kullanma suretiyle insan öldürme' suçundan 25 yıl 'resmi belgede sahtecilik' suçundan ise 3 yıl 4 ay hapse mahkum eden mahkeme, sanık Veysal Şahin'i 'kasten insan öldürme' suçundan 25 yıl, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan da 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırdı.

Sanık Metin Yıldız'ı, 'resmi belgede sahtecilik' suçundan 3 yıl 4 ay hapse çarptıran mahkeme, sanık Volkan Şahin'i 'ihmali davranışla kasten öldürme' suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum etti.

Sanık Osman Gülbel'i 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi' suçundan 16 yıl 8 ay hapse mahkum eden mahkeme, sanık Bekir Yokuş'u, 'kasten öldürmeye yardım' suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Sanık Önder Araz'ı 'resmi belgeyi yok etme' suçundan 3 yıl 9 ay hapse mahkum eden mahkeme, sanık Şükrü Yıldız'ın 'silahlı terör örgütüne bilerek yardım etme' suçundan 3 yıl 9 ay hapse çarptırılmasına karar verdi.

Sanık Mehmet Uçar'ı, 'resmi belgeyi yok etme' suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme, sanık Mehmet Ali Özkılınç'ı, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'suçluyu kayırmak' suçlarından 10 yıl hapse mahkum etti.

Sanık Şeref Ateş'in ölümü nedeniyle hakkındaki davanın düşürülmesine karar veren mahkeme heyeti, sanıklar Adem Sarıgöl, Adnan Acar, Atilla Güçlüoğlu, Metehan Kadir Yıldırım, Niyazi Malkoç, Cevat Eser, Rahmi Özer, Resul Kütükoğlu, Tevfik Cantürk, Ünsal Gürel, Ecevit Emir, Emre Cingöz, Hacı Şefik Şimşek, Eyüp Temel, Ahmet Çetiner, Birol Ustaoğlu, Hüseyin Yılmaz, Mikdat Özbek, Ali Barış Sevindik, Yusuf Bozca, Yüksel Avan, Ercan Demir, Tamer Bülent Demirel, Mustafa Küçük, Ergün Yorulmaz, Musa Yıldırım ve Hacı Ömer Ünalır'ın üzerilerine atılı suçlardan beraatine hükmetti.

Sanıklar Okan Şimşek ile Veysel Şahin'in tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, sanık Ramazan Akyürek'in 'tasarlayarak adam öldürme' suçundan hükmen tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme, başka suçtan tutuklu bulunan Muharrem Demirkale ile Gazi Günay, Yavuz Karakaya Osman Gülbel, Hasan Durmuşoğlu, Özkan Mumcu ve Faruk Sarı'nın hükümle birlikte tutuklanmasına hükmetti. Heyet, sanık Ali Öz hakkında ev hapsinin, Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer'in ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Paralel Yapı-21.03.2017-İstanbul 85 sanık (50+35) Dink Cinayeti ve Fetö bağlantısı birleşik davaları (bitti)
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar

(31 Temmuz 2021, 18:49)

HABERLE İLGİLİ ŞİKAYET, DÜZELTME GİBİ TALEPLERİNİZİ İLETMEK İÇİN TIKLAYIN

HABERLE BAĞLANTILI OLABİLECEK LİNKLER:

PARALEL YAPI KONULU HABER GRUPLARINDAN KISA BİR BÖLÜM: (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)  
Paralel Yapıya yönelik hemen hemen tüm operasyonlar ve açılan davalar
Paralel yapıya açılan ve sonuçlanan davalar
Paralel yapı ve diğer kurum kuruluşlarla bağlantıları
Başbakan Erdoğan'ın paralel yapıyla ilgili açıklamaları
Paralel yapı-Abdullah Gül
Paralel yapı-Taksim Gezi Parkı olayları bağlantısı
Paralel yapı-Çeşitli davalardaki kumpaslar
Paralel yapı-Ergenekon
Paralel yapı-Behçet Oktay intiharı
Paralel yapı-Hablemitoğlu cinayeti
Paralel yapı-Üzeyir Garih cinayeti
Paralel yapı-Cevzet Soysal cinayeti
Paralel yapı-Gaffar Okkan cinayeti
Paralel yapı-Paris cinayetleri
Paralel yapı-Haydar Meriç cinayeti
Paralel yapı-15 Temmuz (2016) 'TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimine açılan davalar'
Paralel yapı-Fenerbahçe/Şike soruşturması
Paralel yapı-Ses kayıtları
Paralel yapı-Hanefi Avcı'nın cemaat iddiaları
Paralel yapı-Sabri Uzun'un cemaat iddiaları
Paralel yapı-28 Şubat süreci
Paralel yapı-Kaset olaylarıyla bağlantısı
Paralel yapı-Rusya Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikasti
Paralel yapı-1990 Uğur Mumcu vd. Laiklik suikastleri soruşturmasında kumpas
Paralel yapı-TSK'daki Fetö'cülerin 15 Temmuz askeri darbe girişimi ile bağlantısının delilleri
Paralel yapı-15 Temmuz askeri darbe girişimindeki rollerini saptırma gayretleri
Paralel yapı-Yargılandıkları davalarda Fetö'nün terör örgütü olduğunu kabul etmeyen sanıklar
Paralel yapıya karşı devlet kurumlarının attığı adımlar
Paralel yapı-Deşifreyi ve soruşturmaları engelleme çabaları
Paralel yapı-Kamikaze tahliye girişimleri
Paralel yapı-Teslim olmayıp saklanan ya da yurtdışına firar eden şüpheliler
Paralel yapıya dair hukuki deliller
Paralel yapı mensuplarından gelen itiraflar
Paralel yapı-Suç duyuruları
Paralel yapı-Abdullah Harun
Paralel yapı-Dış ülke bağlantıları
Paralel yapı-Vatana ihanet
Paralel yapı-Misyonerlik/Dinlerarası Diyalog Bağlantıları
Paralel yapı-İslami açıdan sapkın görüşleri
Paralel yapı-Fetullah Gülen'in bedduaları
Paralel yapı-Örgüt mensuplarının intiharları
Paralel yapı konulu kitaplar
Paralel yapı konulu filmler
Paralel yapı bahanesiyle kontrgerilla yapılanmalarının gözden kaçırılma çabaları ... (TÜMÜ ve LİNKLER İÇİN TIKLAYIN)

http://www.kontrgerilla.com/mnsetgoster.asp?haber_no=15108    yazdır/print

ŞOK! TSK'daki Fetö'den darbe

15.07.2016 22:46 Türkiye, 15 Temmuz saat 22:00'den beri şok dakikalar yaşıyor.. İlk önce Jandarmadan bazı birliklerin İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan köprüleri tanklarla ulaşıma kapattığı haberleri geldi. İlerleyen dakikala..
Tamamı 15.7.2016

İşte çılgınlıklarının nedeni

17.07.2016 14:13 TSK'daki Fetö'cülerin darbe girişimi "çılgınca" ve "gözü dönmüş" olarak değerlendiriliyor. Bir çok detay bu değerlendirmeye yol açıyor. Örneğin Meclis'in bombalanması.. Örneğin TRT'yi ele geçirirken canlı yayında darbe..
Tamamı 17.07.2016

İşte Paralel'in 81 il imamı

20.01.2015 21:02 Fetullah Gülen cemaatinin Marmara bölge imamı ile birlikte 8 il imamı olduğu iddia edildi. Bu isimlerin fotoğraflı özgeçmişleri yayınlandı. Bu imamların bir devlet memuru gibi terfi alarak kademe kademe yükseldiği iddia ediliyor..
Tamamı 20.01.2015

Paralel'e de Ergenekon'a da hayır

11.03.2014 14:52 Türkiye'de dün yargıda şiddetli bir deprem yaşandı. Daha önce benzeri yaşanmayan bu depremin merkez üssü, Ergenekon davasına bakan özel yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi oldu. Ergenekon davasına bakan İstanbul ..
Tamamı 11.3.2014

Büyükanıt: Huzurum kalmadı!

19.12.2015 23:00 Abdullah HARUN / kontrgerilla.com - 27 Nisan e-muhtırası soruşturmasında 'şüpheli' olarak sorgulanan dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın ifadesi ortaya çıktı. Kontrgerilla.com'un ulaştığı iki sayfalık ifaded..
Tamamı 19.12.2015

Fehmi Koru sitemize taş attı

12.10.2015 19:46 Maişet derdi nedeniyle yaklaşık 1 yıldır günlük yerine haftalık haber girişine geçmek zorunda kaldık. Dikkat edenler bunu farketmiştir. Saatlerdir süren bu haftalık haber girişini de az önce tamamlamış ve internet..
Tamamı 12.10.2015

Şok!!! Savcı Öz yurtdışına kaçtı

18.08.2015 20:19 HSYK tarafından haklarında terör örgütü üyeliği suçlamasıyla soruşturma başlatılan, ardından mahkemece yakalama kararı çıkarılan savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara'nın yurtdışına kaçtıkları ortaya çıktı. Mahkeme eski s..
Tamamı 18.08.2015

Balyoz Planı gerçek: 7 beraate itiraz

09.10.2016 13:55 Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu 7 sanığın beraat kararının bozulması yönünde görüş bildirdi. 6 Ekim'de yaşanan gelişmeye göre, Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı adına B..
Tamamı 9.10.2016

Belgesel: Gezi'nin ardındakiler

24.06.2013 11:20 Taksim Gezi olaylarına katılanlar.. Haber, açıklama ve attıkları twitlerle destek verenler.. 'Çapulcu' olduklarını açıkça belirtenler.. 'Mesele Gezi değil sen hala anlamadın mı?' diyerek hükümeti bir ayaklanma ile devirmeye destek verenler..
Tamamı 24.06.2013

7 sanıklı Balyoz davası kapandı mı?

16.12.2018 11:00 İstanbul'da, Fetö yargısının etkin olduğu dönemde açılan ve 237 sanığın müebbet hapse mahkum edildiği, Fetö ile mücadelenin başlamasının ardından davanın kumpas olduğuna dair somut delillerin ortaya çıkması üzerine..
Tamamı 16.12.2018

Humeyni planı suya düştü

08.11.2014 13:58 Yıllardır ABD'de yaşayan Türk vatandaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye dönmekten kesinlikle vazgeçtiği ileri sürülüyor. Gülen cemaatinin liderliğini yapan Fetullah Gülen, kendisine DGM tarafından dava açılmadan hemen önc..
Tamamı 8.11.2014

Gülen: 28 Şubat MGK'sı sevaptı

01.11.2014 17:35 Erdoğan'ın ilk kez 'Cumhurbaşkanı' sıfatıyla başkanlık ettiği Ekim ayı MGK toplantısı 10 saati aşarak en uzun MGK rekorunu kırdı. 28 Şubat süreci kararlarının alındığı MGK toplantısı ise 8 saat sürmüştü. MGK'da paralel..
Tamamı 1.11.2014

Ayrıntılarıyla 7 Şubat krizi

08.02.2014 15:18 Tarih: 7 Şubat 2012.. Ankara, Cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş bir olayla sarsıldı. MİT Müsteşarı Hakan Fidan dahil 5 MİT yöneticisi hakkında savcılık tarafından yakalama kararı çıkartıldı.. Sabah gazetesinden A..
Tamamı 8.2.2014

Beddua etti, suç duyurusu yağdı

27.01.2014 13:03 Fetullah Gülen'in avukatı: Psikolojik harekâtta yeni aşamaya geçildi.. Fetullah Gülen Hocaefendi'nin avukatı Nurullah Albayrak, müvekkili hakkında ortaya atılan iftiraların suç duyurusu şeklinde yargıya taşınması suret..
Tamamı 27.1.2014

Paralel Yapı = P2 Locası

14.01.2014 15:48 Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen'in paralel yapıyı uzaktan yönetmek için yaptığı telefon görüşmeleri bugün internette yayınlandı. (1) Görüşmelerde Gülen'in, bir dini cemaat liderinin ötesine geçerek siyaset..
Tamamı 14.1.2014

Özkök ve Yalman'dan şok inkar

03.11.2014 19:23 Balyoz davasında Anayasa Mahkemesi'nin verdiği 'hak ihlali' kararı üzerine yeniden yargılama başladı. Duruşma, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Anadolu Adalet Sarayı'ndaki 450 kişilik Şehit Hakan Kılıç Konferans Salo..
Tamamı 3.11.2014

Yabancı vakıflara suç duyurusu

02.12.2013 16:57 Sivil Toplum Kuruluşu Adalet Platformu, Türkiye'de faaliyet gösteren yabancı vakıflar hakkında, yasak olmasına karşın Türkiye'deki siyasi olaylara müdahale ettikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusund..
Tamamı 2.12.2013

Düşünen adam da olacak mı?

19.06.2013 17:17 Taksim Gezi olayları 19 günlük bir süreç sonra polisin Gezi parkını boşaltmasıyla sona erdi. Ancak artçı gelişmeler sürüyor. İki gündür 'duran adam' eylemi gündemde. Hükümeti protesto eden ve Gezi eylemcilerine destek ..
Tamamı 19.6.2013

Fetö'nün Şok Mangasına dava

21.11.2022 14:22 Ankara'da, Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ'cü olmayan askeri öğrencilerin "şok mangası" yöntemiyle fiziki ve psikolojik şiddet uygulayarak okulu bırakmalarına neden oldukları ileri sürülen 8 eski asker hakkında "işkence ..
Tamamı 21.11.2022

Kara Kuvvetleri: 80 Müebbet Onandı

29.11.2022 10:33 Ankara'da, FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) karargahında yaşanan olaylara ilişkin aralarında 4 eski generalin de bulunduğu 132 sanıklı dava dosyasının istinaf incelemesi tamamlandı..
Tamamı 29.11.2022

Kars: 12 Müebbetin Gerekçesi

30.11.2022 13:13 Kars'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine katıldıkları ve örgütün kentteki sözde 'ana komuta kademesi'nde yer aldıkları iddia edilen, aralarında örgütün sözde 'sıkıyönetim komutanı' ve dönemin 14. Me..
Tamamı 30.11.2022

Yakalanan İlk Darbeciye Müebbet

29.11.2022 11:03 Bursa'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Bursa'da sözde 'sıkıyönetim komutanı' olmayı beklerken 'yakalanan ilk darbeci' olan dönemin İl Jandarma Komutanı Yurdakul Akkuş'un da..
Tamamı 29.11.2022

Darbeci Yaver'in Müebbeti Onandı

29.11.2022 10:43 Ankara'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi akşamı Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'ın kaldığı oteli darbecilere bildirdiği belirlenen eski başyaver Ali Yazıcı'ya verilen ağırlaştırılmış müebbet ile eski Dalaman Deni..
Tamamı 29.11.2022

Çatı Davada Müebbetler Değişmedi

29.11.2022 10:22 Ankara'da, Yargıtay'ın 15 Temmuz darbe girişiminden önce açılan FETÖ çatı davasında, örgütün tepe yöneticileri eski Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca, eski milletvekili İlhan İşbilen, keski Zaman Gazetesi İm..
Tamamı 29.11.2022

Askeri Hakimlere Müebbet Onandı

02.12.2022 09:55 Ankara'da, Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesince FETÖ'nün darbe girişiminde yer alan dönemin Genelkurmay Başkanlığı adli müşavirleri Hayrettin Kaldırım ve Muharrem Köse'nin de aralarında bulundu..
Tamamı 2.12.2022

Poyrazköy Kumpası: 1. Dava Başladı

28.11.2022 13:39 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün "Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmat, Kafes eylem planı, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Amirallere Suikast" gibi davalardaki usulsüzlüklere ilişkin polis mem..
Tamamı 28.11.2022

Poyrazköy Kumpası: 2. Dava Yargıya

28.11.2022 15:42 İstanbul'da, kamuoyunda 'Poyrazköy davası' olarak bilinen dava ve soruşturmalarda görev alan 48 eski hakim ve savcı hakkında 'gizliliği ihlal', 'iftira', 'suç delillerini yok etme', 'kişisel verileri hukuka aykırı olar..
Tamamı 28.11.2022

1985'teki Sınav Hırsızlığına Dava

02.12.2022 12:37 Ankara'da, FETÖ irtibatı nedeniyle hakkında dava açılan eski Albay Cengiz C.'nin, 1985'te yapılan askeri lisesi sınav sorularını, 'örgüt abisi' aracılığıyla önceden aldığını itiraf etmesi, verdiği bilgilerin doğru çı..
Tamamı 2.12.2022

Pinhan Restaurant'a 9 Hapis

30.11.2022 12:08 İstanbul'da, Fetullah Gülen liderliğindeki terör örgütü (Fetö) adına faaliyetlerde bulunulduğu gerekçesiyle kayyum atanan örgütün karargahı konumundaki Maltepe Pinhan Restoran yapılanmasına dair 45 sanıklı davaya devam..
Tamamı 30.11.2022

Zırhlı Tugay Darbe davası

30.11.2022 12:40 İstanbul'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin aralarında muvazzafların da bulunduğu 28'si tutuklu 138 askerin 'kamu malına zarar verme' suçundan altışar yıl ile 'Anayasal düzeni ort..
Tamamı 30.11.2022

Darbede Valilik İşgali davası

30.11.2022 12:29 İstanbul'da, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde İstanbul Valiliğinin işgalini konu alan 90 sanıklı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan eski Yarbay Recep Karaçam'ın yeniden yargılan..
Tamamı 30.11.2022

Donanma Darbe davası

28.11.2022 13:24 Kocaeli'de, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Donanma Komutanlığındaki eylemlere ilişkin davada dosyaları ayrılan 6'sı tutuksuz, 13'ü firari 19 sanığın yargılanmasına devam edildi..
Tamamı 28.11.2022

Adana Yasadışı Dinleme davası

21.11.2022 12:10 Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliğinden hüküm giyen eski İl Emniyet Müdürü Ahmet Zeki Gürkan ile terörden sorumlu emniyet müdür yardımcısı İsmail Bilgin'in, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubunu yasa ..
Tamamı 21.11.2022

Tır Kumpası Organizatörleri davası

21.11.2022 11:57 Adana ve Hatay'da MİT tırlarının durdurulması ve aranmasını organize ettikleri gerekçesiyle haklarında 2'şer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıl 5'er ay hapis cezası istemiyle dava açılan Fetullahçı Terör Örgütü'nün ..
Tamamı 21.11.2022

13.08.2001'den beri ziyaretçi sayısı:
63.529.355