HaberKanal
Haberler
Akıncı Üssü Darbe davası - haberver.in - 15.8.2020
AKINCI ÜSSÜ DARBE DAVASI
Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya devam edildi.

16.03.2019 13:59 Ankara'da, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü'ndeki eylemlere ilişkin 475 sanıklı davaya devam edildi.

04.03.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, savcının esasa yönelik mütalaasına karşı beyanında, Akıncı Üssü'nde bulunan ve olay gecesindeki eylemleri sevk ve idare eden sivil imamların varlığının, 15 Temmuz darbe girişimi ile FETÖ'nün bağını ortaya koyan en önemli delillerin başında geldiğini belirtti.

Aydın, sözlerine şöyle devam etti:

"Dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde Cumhurbaşkanımıza suikast eyleminin de Akıncı Üssü'nden ve sivil imamlar tarafından yönetildiği anlaşılmaktadır. 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin örgüt bağlamında en üst düzey sorumluları örgüt lideri Fetullah Gülen, ona direkt bağlı olarak çalışan TSK imamı Adil Öksüz, Hava Kuvvetleri imamı Kemal Batmaz, Deniz Kuvvetleri imamı Hakan Çiçek, Jandarma Genel Komutanlığı imamı Nurettin Oruç, kayıtlarında üst düzey yönetici olarak geçen ancak hangi kuvvetten sorumlu olduğu henüz belirlenemeyen Harun Biniş'tir. 1980 darbesini yapan Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının yerini Fetullah Gülen, Adil Öksüz ve diğer sivil imamlar almıştır."

Akıncı Üssü'nde bulunup faaliyetleri yürüten yönetici ve o tarihte muvazzaf olan sanıkların, öğretmen gazinosuna giderek sivil imamlardan emir ve talimat aldığını bildiren Aydın, tüm bunların 15 Temmuz darbe girişiminin bir FETÖ darbesi olduğu gerçeğini ortaya koyduğunu vurguladı.

Duruşmaya, öğle arası verildi.

Duruşmada, TBMM adına darbe girişimi davalarına katılan 15 Temmuz gazisi avukat Burhan Özkaya, savcının esasa yönelik mütalaasına karşı beyanında, TBMM'nin bombalanmasının örgüt üyelerinin içinde bulunduğu ihanetin ve milletine, devletine karşı düşmanlaşmasının ne aşamada olduğunu göstermesi bakımından önemli olduğunu belirtti.

TBMM'yi bombalayan eski pilotlardan Hasan Hüsnü Balıkçı ile Uğur Uzunoğlu hakkında tüm delillerin sabit olduğunu ifade eden Özkaya, "İstiklal Savaşı vermiş Gazi Meclisin bombalanması bir cinnet halidir ve asla kabul edilemez. Ancak bir o kadar vahimi, FETÖ'cü sosyal medya hesaplarında, internet sitelerinde 'TBMM'nin bombalanmadığı' şeklindeki örgütü kurtarmaya yönelik kara propagandanın bir kısım sanıklar tarafından da tekrar edilmesidir." diye konuştu.

Özkaya, sanıkların cebir ve şiddet kullanıp sistematik bir şekilde darbe girişiminde bulunduğunu bildirerek, cezalandırılmalarını talep etti.

"Partimiz darbe girişiminin asıl hedefiydi"

AK Partinin avukatı Muammer Cemaloğlu ise Türkiye'nin 15 Temmuz'da darbe girişimine, terör eylemine ve örtülü bir işgal girişimine maruz kaldığını söyledi.

Türkiye'nin, darbe girişiminin başarılı olması halinde Sevr Antlaşması'nı bile aratacak dayatmalarla karşı karşıya kalabileceğini ifade eden Cemaloğlu, "Hukuk devletinin gereklerine uygun, demokratik yollarla iktidara gelen ve hükümet eden partimizin, bu hain darbe girişiminin asıl hedefinde yer alan siyasi parti olduğu hususunda hiçbir şüphe yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

Cemaloğlu, yüzlerce sanığın yargılandığını, binlerce sayfalık iddianame ve delil klasörünün bulunduğunu hatırlatarak, adaletin tecellisi ve şehit yakınları ile gazilerin acılarının bir nebze olsun hafiflemesi için sanıklar hakkında ceza verilmesini istedi.

05.03.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Cumhurbaşkanlığı Avukatı İskender Minar, FETÖ'nün hain saldırılarının bir işgal hareketi olduğunu söyledi.

Devleti ele geçirme planının çok daha önceden yapıldığının açık olduğunu belirten Minar, bu plan neticesinde örgütün TSK, mülki idare birimleri, yargı teşkilatı, emniyet ve eğitim kurumları gibi yerlerde kadrolaştığını kaydetti.

Minar, örgütün eğitim ve din alanındaki faaliyetleriyle toplumda meşruiyet kazanmaya çalıştığını da ifade etti.

Yaşanan sürecin, örgütün pek çok yüzü olduğunu gösterdiğini dile getiren Minar, FETÖ'nün mahrem yapılanması incelendiğinde bir istihbarat örgütü şeklinde kurgulandığının da anlaşıldığını dile getirdi.

- "Ederi bir dolar olan kişiler"

Minar, "15 Temmuz gecesi yaşanan ihaneti gerçekleştirilenlerin, sivil örgüt yöneticilerinin emriyle devletine, milletine saldıranların TSK ruhunu taşımadıkları, küresel aklın taşeronluğu uğruna bütün milli, manevi değerlerini örgüt aidiyeti karşılığında terk eden, ederi bir dolar olan kişiler olduğu görülmüştür." dedi.

Davada yargılanan, özellikle sivil yöneticilerin savunmalarında darbe girişiminin yaşandığı gün "tarla, arsa bakma; hayvan belgeseli çekme veya okul tanıtımı" için Akıncı Üssü ya da yakın çevrede olduklarını iddia ettiklerini aktaran Minar, sanıkların bu yöndeki savunmaları ile inandırıcılık gibi bir çaba gütmediklerinin görüldüğünü bildirdi.

Minar, onları takip eden örgüt üyesi askeri personelin de sınırsız inkar ve algı oluşturulması tarzında ifadeler verdiğine değinerek, sanıkların ortak strateji üzerine savunma yaptıklarını, farklı darbe davalarında da aynı stratejinin uygulandığını aktardı.

Sanıkların, vakanın bütününden ısrarla kaçtığını dile getiren Minar, iddianame ve yargılama aşamasında ayrıntıları ortaya çıkan eylemler nedeniyle, iddianameye bağlı kalınarak sevk maddeleri uyarınca sanıkların en ağır ceza ile mahkumiyetlerine karar verilmesini talep etti.

Bir kısım müştekiler vekili avukat Fatih Atalay da sanıkların yargılama sürecinde gerek ifade bütünlüklerini bozmama adına gösterdiği gayret, gerekse duruşma salonunda yaşananlara zaman zaman verdikleri ortak tepkilerle hala organize şekilde, örgüt talimatıyla hareket ettiklerini açıkça ortaya koyduklarını vurguladı.

Atalay, "Örgütten alınan talimat doğrultusunda, inkar politikası kapsamında vermiş oldukları gerçek dışı ifadelere itibar edilmemesi gerekmektedir. Baştan sona, tepeden tırnağa, tamamı planlı ve organize olan bu darbe girişiminden sanıklar haberdar olup her biri kendine verilen görev kapsamında bilinçli faaliyette bulunmuştur." dedi.

Sanıkların tamamının organize şekilde hareket ettiğini belirterek, eylemlerin tamamından her birinin ayrı ayrı ve üst hadden cezalandırılmalarını isteyen Atalay, cezalarda herhangi bir indirim uygulanmamasını talep etti.

- "Gözümüzün gördüğü, kulaklarımızın duyduğu inkar edildi"

Duruşmada beyanda bulunan İçişleri Bakanlığı Avukatı Uğur Kızılca da 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında şehit edilen polislerin fotoğraflarının yer aldığı sunu ile beyanda bulundu.

Şehitlerin kim olduğunu tek tek anlatan Kızılca, "Maalesef gözümüzün gördüğü, kulaklarımızın duyduğu, o gece yaşadığımız her şey inkar edildi." dedi.

TBMM'nin bombalanmasıyla ilgili sanıkların, "Meclis içeriden bombalandı." şeklinde bir inkarda bulunduğunu söylediklerine dikkati çeken Kızılca, sanıkların savunmalarında öz geçmişlerine ve konuyla ilgili olmayan pek çok şeye değindiğini, ayrıca usule yönelik serzenişte bulunduğunu aktardı.

Kızılca, darbe girişimiyle ülkenin, milletin zarar gördüğünü ifade ederek, bu sanıklar nereye başvuru yaparsa yapsın, belgelerle, delillerle karşılarında duracaklarını kaydetti.

Uğur Kızılca, suçun işleniş şekli ve verdiği zarar da dikkate alınarak, sanıklara üst sınırdan ceza verilmesini istedi.

Duruşmaya, müşteki avukatlarının dinlenilmesinin ardından pazartesi günü (13 Mart) devam edilmek üzere ara verildi.

Adil Öksüz'ü Akıncı'da gördüğünü eden FETÖ'cü hain Hakan Evrim inkara sığındı

Genelkurmay çatı davasının sanığı ve FETÖ'nün sözde "yurtta sulh konseyi" üyesi eski Akıncı 4. Ana Jet Üs Komutanı tuğgeneral Hakan Evrim'in, darbeye katılmadığı ve FETÖ'cü olmadığı yönündeki inkarı, kamera görüntüleri telsiz kayıtları ve mahkemedeki tanık ifadeleriyle çürütüldü. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, müşteki sıfatıyla verdiği ifadesinde darbe girişimi gecesi Evrim'in "Dilerseniz sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürelim" dediğini aktardı.

AKAR'I DARBE GİRİŞİMİNİN BAŞINA GEÇMESİ İÇİN İKNA ETMEYE ÇALIŞTI

FETÖ tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe girişimini yöneten darbeci askerler, sabit delillere rağmen inkar taktiğine devam ediyor. Darbe girişiminin merkezi Akıncı'nın üs komutanı olan eski tuğgeneral Hakan Evrim de bu isimlerden biri.

Hakan Evrim, Hava Kuvvetlerinin darbe planı içindeki organizasyonu ile sevk ve idaresini yapan ekibin içinde yer aldı. Darbe girişimi gecesi kendi birliğine bağlı uçaklar vatandaşların üzerine bombalar atarken, o da derdest edilerek Genelkurmay Karargahı'ndan Akıncı Üssü'ne getirilen Genelkurmay Başkanı Akar'ı, darbe girişiminin başına geçmesi için ikna etmeye çalıştı.

DARBE GİRİŞİMİNDEN ÖNCE F-16'LARA SNİPER TAKTIRDI

Eski 4. Ana Jet Üs Komutanı Hakan Evrim darbe girişiminden iki gün önce 141. Filo'da Pilot kurmay yüzbaşı Ahmet Tosun ile Diyarbakır'a giderek Ankara'nın bombalanmasında kullanılan F-16 uçaklarına hedefleri hatasız vurmayı sağlayan gelişmiş hedefleme podu olan sniper cihazı taktırdı.

Evrim, savunmasında, kendilerine ait olan bu cihazları Eskişehir Birleştirilmiş Harekat Merkezinin izni ile aldıkları iddiasında bulundu.

FETÖ İMAMI KEMAL BATMAZ'A VERDİĞİ SELAMI İNKAR ETTİ

Mahkemede Evrim'e FETÖ'nün sivil imamı Kemal Batmaz'ın darbe girişimi gecesi üsse gelip gelmediği soruldu. Evrim ise tanımadığını iddia ettiği Batmaz'ı görmediğini de öne sürdü.

Ancak kamera görüntüleri Evrim'i yalanladı. 15 Temmuz gecesi 143. Filo'ya gelen Evrim, kamera görüntülerine göre başıyla Kemal Batmaz'a cephe selamı veriyor. Evrim başıyla verdiği asker selamını kamera görüntüleri olmasına rağmen inkar ederek, "Ben öyle bir selam vermedim." dedi. Hatta Evrim, görüntüde açıkça gözüken kendisini de tanımayarak, "Beni andırıyor ama 'benim' diyemem." ifadesini kullandı.

ADİL ÖKSÜZ'Ü GÖRDÜĞÜNÜ DE İNKAR ETTİ

Darbe girişiminin ardından verdiği ilk ifadesinde örgütün sözde "Hava Kuvvetleri imamı" firari Adil Öksüz'ü gördüğü itirafında bulunan Evrim, hakim huzurunda bu itiraflarını da reddetti. İlk olarak "143. Filo'nun gazino bölgesinde Adil Öksüz'ü gördüm. Ben Adil Öksüz'ü gördüğümde yanındakilerle konuşuyordu." diyen Evrim, mahkemede ise ifadesini değiştirerek "Böyle bir şey vaki değildir. Üssümüzde bulunmadığını değerlendiriyorum. En azından benim haberim yok" iddiasında bulundu.

"SİZİ KANAAT ÖNDERİMİZ FETHULLAH GÜLEN İLE GÖRÜŞTÜRELİM"

Darbe girişimi gecesi Akıncı Hava Üssü'ne götürülen eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın olay gününe ilişkin ifadesinde, rehin alındığı sırada Evrim'in, "Sizi kanaat önderimiz Fetullah Gülen ile görüştürelim" dediğini belirtti. Evrim savunmasında böyle bir ifade kullanmadığı iddiasında bulundu.

TELSİZ KAYITLARINA YANSIYAN TALİMATLAR

Evrim'in darbe girişimi gecesi verdiği talimatlar telsiz kayıtlarına da yansıdı. Darbeci pilotları koordine eden eski 141'inci Filo Komutanı Hakan Karakuş'a ve eski yarbay Özcan Murat Doğan'a emirler veren Evrim, havada sürekli uçağın olması, alçak uçuş yapılıp ses çıkartılması talimatı veriyor.

Mahkemede telsiz kayıtlarının dinletilmesi üzerine Evrim, pilotlara uçuş emrini kendisinin vermediğini öne sürdü. Evrim, 143. Filo Komutanı Ahmet Özçetin ya da başka birinin emir vermiş olabileceği iddiasında bulundu.

Evrim'in, 252 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 55 bin 880 yıl hapis istemiyle yargılaması devam ediyor.

11.03.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada tutuksuz sanıklar savunma yaptı.

Sanıklar Zayit Kasabalı, Cevdet Türkeli, Muhammet Çağrı Şener, Ahmat Pala, Hüseyin Tanju Taşkıran, Adem Altuğ Acartürk, Ahmet Taşhanlıoğlu, Mahmut Tülüce, Recep Baykal, Tuğrul Cılız, Caner Gökçeoğlu, Mustafa Şahin, Ozan Gülertan, Melih Yılmaz, Orhan Kahraman, Abdullah Gençay, Cemal Tazesavaş, Mehmet Özhan Hanilçi, Erkan Çoban, Selim Demir, Tuncay Sarı, Halil İbrahim Özdemir ve Hasan Hüseyin Cerrahoğlu beyanda bulundu.

Mütalaada, haklarında tüm suçlardan beraatleri istenen tutuksuz sanıklardan bazıları, dosyalarının bu davadan ayrılmasını talep etti.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde tutuksuz sanıklar İsmail Hakkı Özeren ile Mustafa Özbek savunma yaptı.

Özeren ve Özbek, savcılık makamının mütalaasına katıldıklarını belirterek beraatlerini ve dosyalarının davadan ayrılmasını talep etti.

Duruşma, sanıkların esasa ilişkin beyanlarıyla devam edilmek üzere yarına ertelendi.

- Mütalaadan

Davanın 21 Ocak'ta görülen duruşmasında esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, darbenin yöneticisi sivil imamlar Kemal Batmaz, Nurettin Oruç, Hakan Çiçek ve Harun Biniş ile yönetici konumundaki 16 eski asker sanık hakkında "anayasal düzeni ihlal" ve çeşitli suçlardan 79'ar kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini istedi.

Mütalaada, sanıklardan 324'ü hakkında "anayasal düzeni ihlal" suçundan birer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle, 11 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsinin yanı sıra iştirak ettikleri diğer suçlardan da cezalandırılmaları talep edildi.

İddia makamı, 9 sanığın "Anayasa'yı ihlal suçuna yardım"dan 20 yıla kadar, 32 sanığın ise "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Cumhuriyet savcısı, mütalaasında 71 sanığın tüm suçlamalardan beraatine, darbe suçundan başka mahkemelerce cezaya çarptırılan 2 sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen ve "sivil imam" Adil Öksüz'ün de bulunduğu 6 sanığın dosyasının ayrılmasına karar verilmesini talep etti.

12.03.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmada, savcılık makamının esasa ilişkin mütalaasında sadece örgüt üyeliği suçundan ceza verilmesini talep ettiği eski Eskişehir 1. Ana Jet Üssü Komutanı sanık emekli tuğgeneral Dursun Pak savunma yaptı.

Pak, tutuksuz yargılandığı davada bulunduğu beyanda, daha önce mahkeme huzurunda verdiği savunmayı kabul etti.

15 Temmuz'da darbe girişimi yaşandığını duyar duymaz bunun karşısında yerini aldığını iddia eden Pak, dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal'ın emirleri doğrultusunda üssünden kontrolsüz uçak kalkmaması için birliğiyle irtibata geçtiğini ve gerekli direktifleri verdiğini anlattı.

Pak, o gece 05.41'den itibariyle yaklaşık 80 telefon görüşmesi yaptığını, komutasındaki birimlerin görevlerini yerine getirip getirmediğini takip ve teyit ettiğini ileri sürerek, "Benim üssüm, menfur kalkışmanın tamamen dışında kalmayı başarmıştır." dedi.

Akıncı Üssü'nü, komutasındaki uçakların bombaladığını ve dönemin Genelkurmay Başkanı'nın üsten tahliyesinin tarafınca sağlandığını, darbe girişimine karşı gerçekleştirilen harekata katıldığını savunan Pak, darbenin önlenmesinde kritik kararlar aldığını ve uyguladığını öne sürdü.

"Üssüm, darbeye karşı duran tek harekat üssü olmuştur." diyen Pak, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ve Hava Kuvveleri Komutanı'nın direktiflerini yerine getirdiğini iddia etti.

Pak, "Aldığım tedbirler, yaptığım işlerle darbe girişimiyle savaştığım açık ve sabittir. Örgüt veya darbecilerle irtibatta olduğumu gösterecek hiçbir delil yoktur. Darbeye karşı savaşan biri nasıl örgütün mensubu olabilir." diye konuştu.

Örgüt mensubu olmadığını, böyle bir suçlamayla karşı karşıya kalmanın üzücü olduğunu söyleyen Pak, ettiği yemine sadık kalmış bir asker olduğunu bildirerek beraatine karar verilmesini talep etti.

Tutuksuz sanık Abdullah Bingöl de örgüt üyesi olduğu suçlamasını reddederek, bu suçtan da beraatini istedi.

Tutuksuz sanıklar İbrahim Doğru, Yavuz Çevrük, Ferdi Dal, Fevzi Kılıç, Hasan Akın, Ramazan Aytekin, Serkan Alaca, Burcu Doğan, Raif Fakı, Zafer Şinik, Sinan Sarı ve Gökhan Gültekindemir de yaptıkları kısa savunmalarında beraatleri ve dosyalarının ayrılması yönünde beyanda bulundu.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde tutuklu sanıklardan eski pilot yüzbaşı Nazif Baysal savunma yaptı.

Baysal, 15 Temmuz'da Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı'nda CASA uçağı pilotu olarak görev yaptığını, darbe teşebbüsünün yaşandığı gün emir doğrultusunda Hasan Küçükakyüz ve Hava Teknik Okullar Komutanı ile eşlerini İstanbul'a götürdüğünü anlattı.

Tam teçhizatlı SAT personelini İstanbul'dan Ankara'ya getirmekle suçlandığını anlatan Baysal, bu ekibin ilerleyen saatlerde uçağa bindiğini, yasal emirler çerçevesinde ne olduğunu bilmeden ekibi Ankara'ya getirdiğini söyledi.

Baysal, 143. Filo koridorlarında görüntüleri bulunmasıyla ilgili, görüntüler ortaya çıkmadan önce, savcılık ifadesinde ve mahkeme huzurundaki ilk savunmasında filoya gittiğini söylediğini bildirdi.

Filo gazinosunda gördüğü ve darbe girişimine karıştığını düşündüğü kişileri de ilk savunmasında belirttiğini dile getiren Baysal, FETÖ/PDY üyesi olmadığını öne sürdü.

Baysal, o gece 143. Filo gazinosunda otururken gördüğü kişilerin, kamera görüntüleri de sabit olmasına rağmen adaleti yanıltmaya çalıştıklarını belirtti.

FETÖ mensupları ile birlikteliğinin olamayacağını iddia eden Baysal, "İddia edildiği gibi örgüt üyesi olsaydım 'görmedim, duymadım, bilmiyorum' derdim ve onları korurdum. Örgütsel yapı gereği onlara saygı duymam, korumam, önceki ifadelerimi reddetmem gerekirdi." diye konuştu.

Vatana ihanet etmediğini ileri süren Baysal, suçsuz olduğunu savundu.

Baysal, tahliyesini ve beraatini talep etti.

Tutuklu sanık Özgüç Güneş ise iddia makamının "darbe girişimine iştirak etmek"ten beraatini talep ettiğini ancak "örgüt üyeliği"nden ceza istediğini söyledi.

Güneş, hakkındaki "örgüt üyeliği" iddiasının doğru olmadığını savunarak tahliyesini ve beraatini istedi.

Tutuksuz sanıklar Metin Keleş, Yasin Göbütoğlu, Ahmet Cebel, Aydın Uyan ve İbrahim Yaman da savcılık mütalaasına katıldıklarını belirterek beraatlerini ve dosyalarının ayrılmasını talep etti.

Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

13.03.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde savunma yapan tutuksuz sanık Muhammet Cihan Aydın, mütalaada hakkında "anayasayı ihlal" suçundan ceza istenmediğini ancak örgüt üyeliğinden ceza talep edildiğini söyledi. Aydın, örgüt üyeliğiyle ilgili suçlamayı kabul etmediğini belirterek, beraatini talep etti.

Savcılık makamınca hakkında bir kişinin daha örgüt üyesi olduğuna yönelik ifadesi olduğu belirtilen Aydın, bu ifadenin kendisinde olmadığını, ifadeyi aldıktan sonra beyanda bulanabileceğini dile getirerek süre istedi.

Hakkında "anayasal düzeni ihlal" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilen tutuksuz sanık İsrafil Bedir ise savcının mütalaasına katılmadığını belirtti.

Mahkeme huzurundaki ilk savunmasını kabul ettiğini dile getiren eski kabin hizmetleri astsubayı Bedir, verilen emir üzerine uçuşa katıldığını ancak darbe girişimine iştirak etmediğini öne sürdü.

Silahlı bir eyleme de karışmadığını savunan Bedir, beraatini talep etti.

Örgüt üyeliği suçlaması bulunan sanıklar da beraat istedi

Tutuksuz sanıklar İbrahim Çalışkan, Enes Yeşilkütük ile tutuklu sanıklar Halil İbrahim Yurdusev, Mahmut Açıkbaş, Serdar Nergiz ve Ömer Dolay da haklarında örgüt üyeliğinden ceza istendiğini ifade ederek, suçlamayı kabul etmedi.

Çalışkan ve Yeşilkütük beraat, Yurdusev, Açıkbaş, Nergiz ve Dolay da beraat ve tahliye talebinde bulundu.

Tutuksuz sanıklar Faruk Altunok, Nuri Özcan, Serkan Alkaç, Fatih Zeki Sungur, Mesut Üstüncan, Hüseyin Görgülü, İsmail Boyacı, Samet Acar, Mehmet Ateş ve tutuklu sanıklar savcının beraatlerine yönelik mütalaasına katıldıklarını ifade ederek dosyalarının ayrılmasını istedi.

Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

14.03.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Tutuklu sanık Adem Emiroğlu, savcılık makamınca "anayasayı ihlal" suçundan hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildiğini ifade ederek, mütalaayı kabul etmediğini söyledi.

Teknisyen astsubay olarak bulunduğu "gören" uçağının darbeye hazırlık faaliyetleri kapsamında kalktığı ve darbe teşebbüsü kapsamında yapılan toplantılara katıldığı yönündeki iddiaları reddeden Emiroğlu, "Benim darbe girişiminden haberim yoktu. Bir toplantıya da katılmadım." dedi.

Yapılacak uçuş hakkında kendilerine bilgi verilmediğini öne süren Emiroğlu, Kayseri'den Akıncı Üssü'ne geldikten sonra 22.20 civarında kalkış yapana kadar kimseyle görüşmediğini, uçakta arabasına alacağı bir parça için bir saat telefondan araştırma yaptığını iddia etti.

Emiroğlu, kalkış yaptıkları sırada da darbe girişiminden haberdar olmadığını savundu.

Ankara üzerinde uçuşa devam ettikleri sırada kokpitteki monitörden duman görüntüsünü gördüğünü belirten Emiroğlu, pilotların, telsiz emirlerinin artması ve çelişmesi sonrası iniş yaptığını anlattı.

"Ben darbeci bir hain değilim. Bu kalkışmaya bir an olsun bilerek ve isteyerek yardım etmedim." diyen Emiroğlu, tahliyesini ve beraatini talep etti.

Emiroğlu ile aynı uçakta görev yapan eski astsubay Mesut Bayar da aynı suçlamayla yargılamasının devam ettiğini dile getirerek, suçlamayı kabul etmedi.

Bayar, uçuş sırasında darbe girişiminden haberdar olmadığını savunarak, 18 yıl boyunca taşıdığı üniformasına leke sürmediğini ileri sürdü.

"Konusu suç teşkil edecek bir eylemim de olmadı. Terörist olmadım." diyen Bayar, FETÖ ile iltisakı olmadığını savundu. Bayar da tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Mütalaada örgüt üyeliğinden hakkında ceza istendiği belirtilen tutuksuz sanık Burak Öztürk ise suçlamayı reddederek, beraat talep etti.

Tutuklu sanık Mehmet Karakoç da sadece örgüt üyeliği suçlaması olduğunu ifade ederek suçlamayı kabul etmedi, tahliye ve beraat talebinde bulundu.

Tutuksuz yargılanan sanıklardan Faruk Yayabaş, Serhat Yıldırım, Hakan İlhan, Hakan Tayyare, Eray Kızıltaş ve Gürcan Coşkun ise savcının haklarında beraat talep ettiği mütalaasına katıldıklarını belirterek, dosyalarının da tefrikini talep etti.

Duruşmaya yarın devam edilmek üzere ara verildi.

15.03.2019 GÜNKÜ DURUŞMADA YAŞANANLAR

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde, davanın sivil sanıklarından Murat Bayrakçeken, savunma yaptı.

Matematik öğretmeni olduğunu belirten Bayrakçeken, darbe toplantılarının yapıldığı yerlerin kiralanmasında görev aldığı ve kira sözleşmesinde kefil olarak imzasının bulunması dolayısıyla tutuklu olduğunu öne sürdü.

Bahse konu kira sözleşmesinde ikinci kefil olarak yer aldığını ancak ilk kefilin bu dosya kapsamında yargılanmadığını söyleyen Bayrakçeken, hatır icabı kefil olduğunu iddia etti.

Bayrakçeken, darbe toplantılarının yapıldığı yerlerin kiralanmasında yer almadığını, konuyla ilgili tanıklar dinlenmeden böyle bir kanaate varılamayacağını savundu.

Başka davada yargılanan bazı sanıkların aleyhinde beyanda bulunduğunu da belirten Bayrakçeken, bu kişilerle yüzleştirilmek istediğini ancak bunun gerçekleşmediğini ileri sürdü.

Bayrakçeken, aleyhinde beyanda bulunan iki kişinin buraya gelseler de kendisini teşhis edemeyeceğini, çünkü onları tanımadığını iddia etti.

Örgütün kriptolu haberleşme programı "Bylock"u da kullanmadığını öne süren Bayrakçeken, FETÖ üyesi olduğu suçlamasını reddetti.

Bayrakçeken, tahliyesini ve beraatini talep etti.

Tutuksuz sanıklar Erdal Ertural ile Cuma Ali Ünal ise savcının haklarında beraat istediği mütalaasına katıldıklarını belirterek, dosyalarının ayrılması talebinde bulundu.

Duruşmaya pazartesi devam edilmek üzere ara verildi.

Paralel yapı-15 Temmuz (2016)-29 Mart (2017) 'Ankara 475 sanık (ilk 486) Darbe/Akıncı Hava Üssü' davası

(16 Mart 2019, 13:59)

Share by: